Olimpiyatlarda devşirme sporcu damgası
Sporumuzda kanayan bir yara oldu her zaman Türkiye'nin sporda madalya alamaması.
Oysa 70 milyonluk bir ülkenin Dünya Avrupa ve Olimpiyat Şampiyonaları'nda rakipleri madalyaları toplarken adeta nal toplaması gerçekten üzücü bir durumdu. 1988 ve sonrası olimpiyatlarda da aldığımız madalyaların çoğu devşirme sporculardan geldi. Böylece Türk sporunun kompleksi bir anda yok oldu ve onlar altın madalyaları alarak olimpiyat tarihine Türkiye'nin de yeri olduğunu gösterdiler.
NAUM TÜRK OLDU DÜNYALARI KALDIRDI
Herşey Naum Shalamanov isimli bir dünya şampiyonu haltercinin Bulgaristan'daki baskılardan kurtulmak ve Türkiye adına müsabaklara katılmak için 1986'da Melbourne'de düzenlenen Dünya Halter Şampiyonası'nda Türkiye Büyükelçiliği'ne sığınmasıyla değişti. Naum, Türkiye'ye iltica etti. Zamanın Başbakanı Turgut Özal'ın büyük gayretleri ile adı Naim Süleymanoğlu oldu ve Türkiye adına yarıştırılması sağlandı. 1980 Moskova Olimpiyatları'nı boykot eden ve 1984'te sadece 3 bronz madalya alan ve 1968'den bu yana altın madalyayı göremeyen Türkiye için büyük bir fırsattı Naim. Nitekim 88 Seul'de podyuma çıktığında tüm Türkiye televizyon başındaydı. Beklentiler boşa çıkmadı. Naim Seul, Barcelona ve Atlanta'da altın madalya alarak Türkiye'nin makus talihine bir anlamda dur dedi. Spor bakanlığı, hükümet ve kulüpler baktılar ki Naim Süleymanoğlu altınları ve rekorları birer birer topluyor devşirme sporculara yöneldi. Aslında bu tarihten sonra gelen olimpiyatlarda da yüzümüz hep devşirme sporcularla güldü.
HUBEN BİZİ 3 OLİMPİYAT İDARE ETTİ
1 yıl sonra Türkiye halterde ikinci Naim'ini yine Bulgaristan'da buldu. 1989'da 16 yaşında Bulgaristan'ın baskılarına dayanamayıp Türkiye'ye iltica etti (İltica öncesi ismi Huben Hubenov'du)...Halil Barcelona, Atlanta ve Sydney'de altın madalya kazandı. Bu başarı aynı zamanda Türkiye'nin güreşten sonra halterin de hakimi olduğunun bir göstergesiydi.
KAFKASLARDAN GELEN DÖVÜŞÇU
1972 yılında Rusya'nın Kafkaslar'ında doğan Hüseyin Özkan ismini 2000 Syndey Olimpiyatları'na kadar Türkiye'de duyan olmamıştı. Oysa O da Naim ve Halil gibi Türk yapılıp judoda Türkiye'nin umudu olması için yetiştirilmişti. 2000 Sydney'deki olimpiyatlarda 66 kilo finalinde Fransız rakibini yenip 1. lik kürsüsüne çıktığında daha Türkçe bile bilmiyordu. Kendisine uzatılan Türk mikrofonlarına tercüman aracılığıyla yanıt verebiliyordu.
DAĞISTANLI RAMAZAN'IN ALTINI MORALLERİ DÜZELTTİ
Ve 2008... Pekin Olimpiyatları... Kötü başladığımız olimpiyatlarda sanki bir kurtarıcı gibi ortaya çıktı. Ukraynalı'yı eze eze yenip Türkiye'ye olimpiyatlardaki ilk altın madalyasını kazandırıp bizi sevince boğdu. Ama Ramazan da diğer altın madalya alan sporcularımız gibi Türk değil devşirmeydi. 1983 yılında Çeçenistan'da doğan Ramazan Şahin Rusya'nın Dağıstan Özerk Bölgesi'nden 3 yıl önce gelerek Türkiye vatandaşlığına geçti. Geçen sezon dünya ve Avrupa Şampiyonu olan Ramazan da Hüseyin Özkan gibi Türkçe'yi çok az anlayabiliyor. Ama Türkiye'ye yaşattıkları milyon dolarlarca ölçülmez sanırız.
Kısacası 4 yılda bir düzenlenen bu büyük organizasyonda Türkiye'nin ismi devşirme sporcularımız sayesinde unutulmuyor. Her olimpiyatta dünyaya "Bir Türk de şu olimpiyatta altın aldı" dedirtiyoruz. Burda şapkayı öne alıp düşünmesi gerekenler, 70 milyonluk bir ülkede altın madalya alacak 3 tane Türk oğlu Türk bulamayan yetkililer herhalde...
NOT:
1988 Seul Olimpiyatları: Güreş Necmi Gencalp (Gümüş)
1992 Barcelona Olimpiyatları Güreş Mehmet Akif Pirim (Altın), Kenan Şimşek, Hakkı Başar (Gümüş), Ali Kayalı (Bronz), Judo Hülya Şenyurt (Bronz)
1996 Atlanta Olimpiyatları: Güreş Hamza Yerlikaya ve Mahmut Demir (Altın), Mehmet Akif Pirim (Bronz), Boks Malik Beyleroğlu (Gümüş)
2000 Sydney Olimpiyatları: Hamza Yerlikaya (Altın), Adem Bereket (Bronz), Tekvando Hamide Bıkçın (Bronz)
2004 Atina Olimpiyatları: Halter Nurcan Taylan, Taner Sağır (Altın), Sedat Artuç (Bronz), Boks Atagün Yalçınkaya (Gümüş), Güreş Şeref Eroğlu (Gümüş), Aydın Polatçı ve Mehmet Özal (Bronz), Atletizm Eşref Apak (Bronz)
ali eser-gazeteport
|